İçeriğe geç

Tartışma yönteminin en önemli dezavantajı nedir ?

Tartışma Yönteminin En Önemli Dezavantajı Nedir?

Tartışmak… Herkesin savunduğu bir görüş vardır, değil mi? Sosyal medyada, arkadaş gruplarında, hatta aile yemeklerinde bile sıkça karşılaştığımız bir durum. Kimse kendi fikrini değiştirmek istemez; herkes “doğru” olduğuna inanır ve bir konuda ısrarcıdır. Tartışma, bir noktada fikir alışverişi yapmayı ve insanların farklı bakış açılarını anlamayı sağlayabilir. Ama tartışmanın bir dezavantajı da vardır ki, o da en çok dikkat edilmesi gereken noktadır: Egoların çatışması. Ve evet, çoğu zaman tartışmalar çözüm getirmekten çok, sadece kimsenin geri adım atmadığı ve birbirini daha da kötü tanıdığı bir alana dönüşebilir.

Tartışmanın Güçlü Yönleri

Hadi önce, tartışmanın gerçekten iyi olan yönlerinden bahsedelim. Tartışma, farklı görüşleri dile getirme ve daha geniş bir perspektif kazanma fırsatıdır. Aynı konu hakkında farklı bakış açıları dinlemek, insanı daha objektif düşünmeye iter. Kimi zaman fikirlerimiz çelişebilir, ama işte o noktada tartışmanın gücü devreye girer; zihinler açılır, konunun daha derinlerine inilmesine olanak tanınır.

Örneğin, bir arkadaşım ile geçtiğimiz hafta sosyal medya bağımlılığı hakkında sohbet ettik. Başta ben, sosyal medyanın zararlarından bahsederken, o ise sosyal medyanın insanların sesini duyurabileceği güçlü bir platform olduğundan dem vurdu. Birbirimizin görüşlerini dinleyerek, her iki bakış açısını da daha iyi kavrayabilmiştik. Tartışma, bir bakıma insanlar arasında gerçek bir iletişim alanı yaratır. Ancak bu noktada bir problem vardır ve bu, tartışmanın en büyük tuzağını oluşturur.

Tartışmanın Zayıf Yönleri: Egolar ve Geri Adım Atmama

İşte, tartışmanın en önemli dezavantajına geliyoruz: Egolar. Evet, hepimiz tartışmalara girerken biraz daha haklı olma çabasıyla başlıyoruz. Herkes bir konuda fikrini savunmak için doğal olarak bir motivasyona sahip. Ama işin içine giren o “egolar” meselesi, en iyi niyetle yapılan tartışmaları bile zehirleyebilir. Bir tartışma, bazen insanları birbirinden uzaklaştırır. Kimse geri adım atmak istemez, herkes kazanmayı hedefler. Oysa tartışmanın amacı, her zaman birinin kazanması değil, daha iyi bir anlayışa ulaşmaktır. Ama ne yazık ki, çoğu zaman insanlar doğruyu bulmak yerine, sadece “ben haklıyım” noktasında sıkışıp kalırlar.

Tartışmalarda ego savaşlarının sıkça yaşanmasının başka bir nedeni de, insanların düşüncelerini bazen sadece kişisel bir kimlik gibi algılamalarıdır. Yani bir görüş, o kişinin kimliğiyle özdeşleşmiş hale gelir. Dolayısıyla, karşı tarafın fikrini değiştirmek demek, aslında kişinin kendisini değiştirmesi gerektiği anlamına gelir. Ve bu, kimseye kolay gelmez. Herkes “haklı” olmak ister, ama ne yazık ki, “haklı” olmak ve “doğru”yu bulmak her zaman aynı şey değildir. Tartışma, yanlışlıkla bir kimlik meselesine dönüşürse, işler çığırından çıkabilir. Sonuçta, her tartışmada egoların ezildiği değil, sadece savunulan fikirlerin zedelenmesi sağlanır.

Tartışmaların Çözüm Getirmeyen Tarafı

Burada asıl önemli soru şu: Gerçekten tartışmalar çözüm getiriyor mu? Hepimiz bazen çılgınca fikirler savurur, kalbimizle tartışmalar yaparız. Ama çoğu zaman, tartışmalar bitmez. Sadece biter gibi olur. Herkes kendi fikrinde ısrar eder ve sonunda, genellikle sessizlik gelir. Oysa tartışmanın asıl amacı çözüm üretmek olmalı. Gerçekten, tartışmalar bazen egolarımızı daha da kabartarak, çözüm üretmek yerine, sadece karşılıklı kabalık üretir. Tartışma, bazen karşınızdaki kişiye ne kadar haklı olduğunuzu ispatlamak için değil, bir sorunun üstesinden birlikte gelmek için yapılmalıdır.

Mesela, evde aileyle yaptığınız bir tartışmayı düşünün. Başta küçük bir konu gibi görünebilir, ama sonra o küçük tartışma, herkesin kırıldığı, öfkelendiği ve hiç kimsenin birbirini anlamadığı bir hâle gelir. Bu da gösteriyor ki, tartışmalar bazen, çözüm yerine sadece yeni duvarlar örer. Karşınızdaki kişiyle empati yapmak yerine, ona hakaret etmeye başlarsınız. Bu da aslında tartışmanın en büyük tehlikelerinden biridir.

Tartışma Yöntemi: Çözümde Sabır ve Empati

Peki, tartışmalar gerçekten sadece zarar mı verir? Hayır, tabi ki de hayır. Ama tartışmanın sağlıklı olabilmesi için, empatiye, saygıya ve sabra dayalı olması gerekir. Tartışma sırasında sadece “ben haklıyım” demek yerine, karşı tarafı anlamaya çalışmak, doğru çözüme ulaşmanın en iyi yoludur. Empati yaparak, gerçekten sağlıklı bir tartışma ortamı oluşturabiliriz.

Sonuçta, tartışma yönteminin en büyük dezavantajı ego ve kişisel hırsların öne çıkmasıdır. Herkesin doğruyu bulmak yerine, sadece “benim fikrim en doğru” demesi, bir noktadan sonra tartışmaların içinden çıkılamaz bir hâle gelmesine yol açar. Herkesin kendi fikrine olan bağlılığı, sadece karşılıklı çekişmelere yol açar. Oysa tartışmanın amacı, bir çözüm bulmak, farklı fikirleri değerlendirebilmek olmalıdır.

Ve sizce tartışmalar çözüm üretmek yerine daha çok kişisel bir mücadeleye mi dönüşüyor? Fikirlerinizi savunmak ne kadar sağlıklı bir şekilde yapılıyor, yoksa sadece ego çatışmasından mı ibaret oluyor?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ayakka.com.tr Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet