İçeriğe geç

Allah namaz kılmayanı affeder mi ?

Allah Namaz Kılmayanı Affeder Mi?

Giriş: Bir İnanç Sınavı

Yaşamda her şeyde olduğu gibi, din konusunda da pek çok soru var, ve elbette ki “Allah namaz kılmayanı affeder mi?” sorusu da bunlardan biri. Hani, derler ya “İman imtihandır.” Ama ben bazen düşünüyorum: Bu kadar imtihanla nasıl baş edeceğiz? Geceleri uyumadan önce aklıma düşüyor: “Bir dakika, sabah namazını kaçırdım, acaba affedilir miyim?” Sonra hemen içimden “Abi, bu kadar mı dert ediyorsun? Namaz kılmadın diye Cehennem’e mi gideceksin?” gibi sorgulamalar başlıyor.

Şimdi, günlük hayatta olabileceğiniz durumları ele alalım. Hani namaz kılmamak çok büyük bir iş değilmiş gibi düşünüyoruz ya, aslında biraz da vicdan azabı yaratıyor. Mesela bir arkadaşım var, sürekli “Namazı kılmayan affedilir mi?” diye soruyor, ama her gün “Amaan, bir gün kılarım” diyerek gülümsüyor. Onu görünce, sanki Allah’a “Bir gün kılacağım” gibi bir günah affı hakkı veriliyormuş gibi hissediyorum!

Allah Namaz Kılmayanı Affeder Mi?

Tabii, herkesin inanç anlayışı farklı, ama çoğu insan aslında Allah’ın sonsuz merhametini kabul eder. Yani, günahlarımız ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın affetmeye gücü yeter. İşte tam burada devreye, zaman zaman kendimizle girdiğimiz sorgulamalar giriyor: “Ya ben gerçekten affedilecek kadar iyi bir insan mıyım?” Hani böyle bir anda, arkadaşla sohbet ederken, “Ben niye namaz kılmıyorum?” diye soruyorum. Sonra birden yanıtlar yağmaya başlıyor:

“Çünkü yorgunsun!”

“Çünkü internette çok zaman geçirdin!”

“Çünkü kahve içmedin, dinlenmedin!”

Böyle anlarda gerçekten şunu düşünüyorum: “Bir dakika, bence namaz kılmamak bir bahaneden öteye geçiyor, değil mi?” Zaten düşündükçe, insan bazen kayboluyor, işte o an vicdanın devreye girmesi gerekiyor. Affedilmek de, o affı hak etmek de bir içsel barış hali.

Günlük Hayatla Namaz Arasındaki İroni

Diyelim ki bir sabah uyanıyorsunuz, müzik dinlerken gözleriniz biraz ağırlaşmış, derin bir uykuya dalmışsınız, “Allah’ım, sabah namazını yine kaçırdım” diye üzülüyorsunuz. Ama aynı kişi, öğlen yemeğinde bir dakika bile geçirmeden iş arkadaşına, “O zamanlar sabahları neden namaz kıldığımı düşünmüyordum, bugün bir daha başlayacağım” dediğinde gözlerinden umut ışıkları yanıyor. Tam böyle anlar, insanın içindeki ikilemleri gözler önüne seriyor. Hani bazen affı hak etmemek de, bir tür içsel temizlenme sürecidir.

Bir de bazen deriz ya, “Her şeyin zamanı var.” O zaman da şöyle bir soruyu aklıma getiriyorum: “İyi de, zaman ne kadar da geçiyor, farkında mıyız?” İnsan bazen günü gününe yaşarken bir şeylerin önüne geçebiliyor. Bu yüzden “Allah namaz kılmayanı affeder mi?” sorusuna verilecek en güzel cevap bence şu olabilir: Evet, ama önce içsel bir barış ve farkındalık gerekiyor. Çünkü Allah, her zaman merhametlidir, önemli olan bizim bu affa kendimizi açmamız.

İç Ses: Ya Bunu Biraz Fazla Düşünsem Mi?

Burada iç ses devreye giriyor, diyor ki: “Ya sen neden bu kadar çok kafa yoruyorsun? Kılmadığın her namazdan sonra affedilmek için çaba sarf et.” Ama sonuçta, insan her şeyin farkında. İkili düşünceler devreye giriyor. Düşünsenize, “Namazı kaçırdım, affedilir miyim?” sorusu gerçek bir sınav. Hangi düşünceler öncelik kazanacak? “Affedilmem gerek” mi, yoksa “Namaz kılmaya başlamalıyım” mı?

Özellikle bazen şu da oluyor: “Namaz kılmak gerçekten de her şeyin cevabı mı?” Herkesin inanç anlayışı farklı, ama “şartlar zor” dedikçe, insanın içindeki barış duygusu bir şekilde kayboluyor. İşte, bu noktada, Allah’ın affediciliği devreye girebilir. Hani belki de affedilmek, kılmaktan çok daha derin bir anlam taşır.

Sonuç: İnsanlık Hali

Namaz kılmayanı affeder mi sorusu, belki de insana dair bir hikaye. Yani, soruya bir “evet” demek, kesinlikle basit değil. Ama hayatta bazen yanlış yaptığınız şeyleri fark etmek de bir tür affa yol açar. Bence Allah’ın affetmesi de biraz böyle; öncelikle kendini affetmen gerekiyor. Yani hayat, bir şekilde her şeyin doğru zamanlamasında yaşanıyor. Sabırlı olmalıyız.

Sonuçta, hepimizin zaman zaman kaybolduğumuz, bulamadığımız bir yolda gitmekte olduğumuz zamanlar oluyor. Ama affedilmek, namaz kılmaktan daha derin bir yerden gelir. Ne de olsa, affedilmek, önce kalpten başlar.

Biraz Mizahla Kapanış

Bazen namazı unutmak, en iyi komedi şovlarından biri gibi oluyor. Sabah gözleri açtığında, “Namazı kaçırdım!” diye üzülüyorsunuz ama sonra düşünüyorsunuz: “Allah’ım, ben bu kadar mı eğlenceliyim?” Aslında, affedilmek de, gülüp geçmek de bir tür yolculuk. Namaz kılmamak büyük bir suç değil. Yeter ki kendini bulabil.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ayakka.com.tr Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet