Bir akşam Kayseri’de başlayan sessiz kırılma
Kayseri’de akşamlar hep biraz ağırdır. Hava erken kararır, sokak lambaları yanınca insanın içi de biraz kendi içine döner. Ben 25 yaşındayım ve uzun zamandır her şeyi küçük bir deftere yazıyorum. Günlük tutuyorum diyebilirim ama aslında daha çok içimde birikenleri döküyorum.
O gün de sıradan başlamıştı. İşten çıkmıştım, eve yürürken kulaklığımda aynı şarkı dönüp duruyordu. Instagram’ı açtım. Alışkanlık işte… kim ne paylaşmış diye bakarken bir şey dikkatimi çekti: sayılarım azalmıştı.
İlk başta önemsemedim. Ama sonra o cümle zihnime çakıldı: “Instagram’da takibi bırakanları nasıl görebilirim?”
Bunu daha önce de düşünmüştüm ama o an farklıydı. Sanki bir şeyler gerçekten benden uzaklaşıyordu. Ve bunu sadece hissetmiyordum, sayılarla görüyordum.
Bir sayının insana neler hissettirdiği
İnsan garip bir varlık. Bir kişi hayatından çıksa bile bazen fark etmiyor. Ama Instagram’da bir sayı eksilince sanki biri gerçekten kapıyı çarpıp gitmiş gibi hissediyorsun.
Ben o akşam bunu hissettim.
Kayseri’nin soğuğu montumun içinden geçerken telefon ekranına bakıyordum. Kimdi o giden? Neden gitti? Bir şey mi yaptım? Yoksa sadece sessizce sıkılıp uzaklaşmak mı istedi?
İçimde küçük bir hayal kırıklığı oluştu. Belki abartıyorum ama o an sanki herkes birer birer arkamı dönüyordu.
Defterimi açtım o gece. Şöyle yazmışım:
“Bugün kimse fark etmeden benden uzaklaştı. Ben fark ettim ama hiçbir şey yapamadım.”
Merakın büyüyen gölgesi
Ertesi gün bu düşünce geçmedi. Hatta büyüdü.
Telefonu elime her aldığımda aynı soruya dönüyordum: Instagram’da takibi bırakanları nasıl görebilirim?
Bu soru basit gibi görünüyordu ama içinde tuhaf bir duygusal açlık vardı. Sadece kim olduğunu bilmek istemiyordum; nedenini de bilmek istiyordum.
Sanki biri beni yavaş yavaş hayatından çıkarırken, ben sadece seyrediyordum.
Arkadaşlarımla oturduğum bir kafede bile aklım oradaydı. Onlar konuşuyordu, gülüyordu ama ben ekran kaydırıyordum. Bir şey arıyordum. Belki bir cevap, belki bir isim, belki de içimi rahatlatacak küçük bir işaret.
Ama hiçbir şey rahatlatmadı.
Kayseri’nin sokaklarında içe dönüş
O gün akşam yine yürüdüm. Kayseri’nin taş sokaklarında yürürken, insanların yüzlerine bakıyordum. Herkes bir yere yetişiyordu. Kimsenin kimseyi takip etmeye, kimden çıktığını düşünmeye vakti yok gibiydi.
Ama benim vardı.
Çünkü zihnimde aynı cümle dönüyordu: “Instagram’da takibi bırakanları nasıl görebilirim?”
Bir noktadan sonra bunun sadece merak olmadığını fark ettim. Bu, kabul edilmek istemenin sessiz bir haliydi. Birinin gitmesini fark etmek, aslında “kal” demenin dolaylı bir yoluydu.
O an kendime kızdım. Ama yine de içimdeki boşluk dolmadı.
Bir ekranın ardındaki görünmez vedalar
Orl sayfasına hoş geldiniz! “Instagram’da takibi bırakanları nasıl görebilirim” hakkında hazırladığımız bu özel içeriğin tadını çıkarın.
Eve döndüğümde ışıkları açmadım. Bir süre karanlıkta oturdum. Telefonun ışığı yüzümü aydınlatıyordu.
Profilime baktım tekrar. Takipçiler. Takip edilenler. Her şey yerli yerinde görünüyordu ama eksik bir şey vardı.
İnsan bazen eksikliği tam olarak göremez, sadece hisseder.
O an fark ettim: sosyal medya aslında sessiz vedaların yeriymiş. Kimse “gidiyorum” demiyor. Sadece gidiyor.
Ve sen, bunu rakamlar azaldığında fark ediyorsun.
İçimde küçük bir umut vardı yine de. Belki ben yanlış anlamışımdır. Belki biri hesabını kapatmıştır. Belki geçicidir.
Ama hayır… içimdeki o his geçmedi.
Gece yarısı düşüncelerinin ağırlığı
Gece yarısına doğru defterimi tekrar açtım. Yazmak bazen nefes almak gibi geliyor bana.
Şunu yazdım:
“İnsanlar neden gider? En çok da fark edilmeden gidenler neden daha çok acıtır?”
Sonra uzun süre durdum.
Aslında mesele Instagram değildi. Mesele görünmekti. Birinin seni fark etmesi, orada olduğunu bilmesi.
Ben bunu kaybetmekten korkuyordum.
Ve yine o soru geri geldi: Instagram’da takibi bırakanları nasıl görebilirim?
Bu kez daha farklıydı. Sanki bir araç aramıyordum sadece; bir cevabın peşindeydim. Kim, ne zaman, neden… hepsini bilmek istiyordum.
Ama bazı şeyler bilinince geçmiyor. Bunu içten içe hissediyordum.
Bir arkadaşın sessizliği
O hafta eski bir arkadaşımın paylaşımlarını fark ettim. Eskiden çok konuşurduk. Şimdi sadece hikâyelerini izliyordum.
Sonra bir gün onun profilini açtım ve kendime itiraf ettim: aramızdaki bağ eskisi gibi değil.
Belki de o beni çoktan hayatından çıkarmıştı, ben sadece geç fark ediyordum.
O an içimde bir şey kırıldı. Ama ses çıkarmadı.
Sadece sessizce çöktü.
Gerçeği kabullenmek
Günler geçtikçe şunu anlamaya başladım: insanlar gitmeyi çoğu zaman açıklamaz. Dijital dünyada bu daha da kolay.
Birini takip etmeyi bırakmak, bazen sadece bir tıklama. Ama karşı tarafta bıraktığı his, saatlerce düşünülen bir boşluk.
Ben de o boşlukta uzun süre kaldım.
Artık sürekli kontrol etmiyordum ama içimdeki merak tamamen bitmemişti. Çünkü mesele artık sadece “kim gitti?” değildi. Mesele “ben neden bunu bu kadar umursuyorum?” sorusuydu.
Bu soru daha ağırdı.
Kendi içime dönmek
Bir akşam yine Kayseri’nin soğuk rüzgârı eşliğinde yürürken şunu düşündüm:
Belki de bazı insanlar gitmeli. Belki bazı takipler bitmeli. Belki bazı sayılar azalmalı.
Ama insan bunu görünce kendini eksik hissetmemeyi öğrenmeli.
Defterime son zamanlarda daha az yazıyorum. Çünkü bazı şeyler yazıldıkça büyüyor.
Ama o dönem bana şunu öğretti: bir ekranın arkasında yaşanan hiçbir şey, insanın içindeki gerçek duygudan daha büyük değil.
Son bir düşünce
Şimdi geriye dönüp baktığımda o soruyu hâlâ hatırlıyorum: Instagram’da takibi bırakanları nasıl görebilirim?
Cevabını teknik olarak ararken aslında başka bir şeyi arıyormuşum. Kalıcı olanı, gerçekten kalanları, sessizce gitmeyenleri…
Ve belki de en önemlisi, birilerinin gitmesine rağmen kendimde kalabilmeyi öğrenmekmiş.
Kayseri’nin geceleri hâlâ soğuk. Ama artık telefon ekranına bakarken o soğuk içime daha az işliyor.
Çünkü bazı eksilmeler, aslında insanın kendini daha iyi görmesini sağlıyor.
Değerli Orl okurları, “Instagram’da takibi bırakanları nasıl görebilirim” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!